Müzik

Albüm İnceleme: Bassnectar – Noise vs Beauty

facebooktwittergoogle_plusreddit

Ne yalan söyleyeyim, 2014’de çıkan albümler konusunda yaşadığım tek hayal kırıklığı Skrillex’in Recess albümünde oldu. Uzun zamandır LP çıkarmadığı gerçeğini düşünerek dedim “Şimdi sağlam bir şey gelir.” diye ama albümü bir ya da iki defa baştan sona dinlemişimdir. İki ya da üç favori şarkım var sanırım o albümde de, biri “All is Fair in Love and Brostep” ve “Ease My Mind”. Zaten “Try It Out” ilk önce Black Ops 2’nin OST’sinde, sonra da albümde bulunan versiyonu ayrı bir EP olarak çıkmıştı. O kadar da dolu bir albüm değildi benim için, daha doğrusu beklentimi karşılamamıştı. Zaten 2014’de beklentimi karşılayan tek albüm de Damon Albarn’ın solo proje albümü “Everyday Robots” oldu. Onun hakkında bir şey yazsam mı bilemiyorum, ama konumuz şu an Everyday Robots’ın yalnızlığını bozan albüm, Bassnectar’ın Noise vs Beauty albümü!!1

Bana gelip de “Favori EDM producer’ın/DJ’in kim?” diye sorsanız alacağınız yanıt Bassnectar olur. Saniye bile düşünmem hani. Hatta daha sorunun “Favori EDM…” kısmında yapıştırırım cevabı. O derece seviyorum Bassnectar’ı, hatta fanboyu bile olabilirim. O yüzden bu albüm incelemesinde tarafsızlıktan biraz olabilirim, haberiniz olsun.

Bana EDM’i sevdiren adam Bassnectar’dır kesinlikle. Öncesinde Skrillex, Daft Punk, deadmau5 da dinlemişliğim var ama beni EDM’e aşık eden adam kesinlikle Bassnectar ve onun Cozza Frenzy şarkısı. EDM’le içli dışlı olmam, beni EDM yapmaya sürükleyen kişi direkt Bassnectar. EDM yapan bir adam nasıl etkileyebiliyor bu kadar hayatımı cidden anlayamıyorum, çoğunuza da komik geliyor olabilir ama cidden aradığım ilhamı falan genellikle Bassnectar dinlerken buluyorum. 2014’de yeni albüm çıkaracağını duyduğumda da acayip gaza gelmiştim, beklentilerim acayip yüksekti.

Neyse, geçen aylarda parça parça bir iki şarkıyı duyurdu Lorin abimiz. İlk önce Now‘ı, birkaç hafta sonra da You and Me‘yi yayınladı Soundcloud hesabından. Şarkılar beklediğim gibiydi, hayal kırıklığına uğramadım kendi adıma konuşmam gerekirse. Ama klasik internet geyiği, herkesi memnun etmeniz biraz zor. İlla ki aradan “REZİL LAN BU NE HIĞA-..” falan diyen tipler çıkacak. Burada da çıktı tabii. Sebebiyse her zamanki gibi “aynı şeyi yapmaması”ydı. Durun, bu konuya ayrı bir paragraf açmam lazım…

Şimdi açık konuşayım, “aynı şeyi yapmamak” Dünya’daki en gerizekalıca suçlamalardan biri bence. Bunun ceremesini Metallica da çekti, Bassnectar da çekiyor. Metallica’nın Load, Reload, hatta ve hatta St. Anger albümlerini başka herhangi bir grup yayınlasaydı, buraya yazıyorum, herkes “OHA ABİ SÜPER ALBÜM YA OF DİNLEMELİSİN” derdi. Metallica olunca “Bu ne lan?” oluyor ama. Aynı şey Bassnectar için de geçerli. Bu albümü ben kendi adımla yayınlasaydım şu an EDM dünyasında yerim garantiydi, ama Bassnectar yayınlayınca “Bu ne lan?” diyor millet. Şöyle komik bir şey de var tabii, aynı şeye devam etselerdi bu sefer de “Bu ne ya hep aynı şeyi yapıyorlar pfff…” diyecek sevgili internet insanları. Bunun da ceremesini Deftones çekiyor. Bırakın abi, insanlar nasıl rahat hissediyorlarsa öyle müzik yapsınlar. Onlar kendi yaptıkları müzikten zevk almazlarsa sen nasıl zevk alacaksın? Neyse ya… Bu konu daha uzar. Ayrı bir yazı yazarım belki bunun hakkında.

Oy anam… Nerede kalmıştık? Hah, şarkıları yayınlamıştı Lorin. Dediğim gibi işte illa ki “Bassnectar gibi değil bu ne ya?” diyenler çıktı, onları sallamayıp şarkıları dinlemeye devam ettim. Özellikle “Now” en başta pek beni sarmadıysa da dinledikçe açıldı, oturdu. You and Me de bahsettiğim “sanat eseri EDM” kıvamında bir şarkı olmuş zaten. Ona da şukumu verip albümün gelmesini bekledim… Birkaç hafta önce de son bir şarkı daha yayınladı Lorin, Hold On adında. O da fena olmamasına rağmen yine de bi’ Now ve You and Me etkisi bırakmadı ama sonuçta yeni albümden bir parça olduğundan doyana kadar dinledim.

Ve işte sonra iki hafta ileri sarıp bugüne geldim… Aslında albüm bir hafta önceden sızmıştı internete ama sabrettim gününde tadını çıkarmak, dinlemek için.

Beklediğime değdi mi? Kesinlikle evet!

IT’S THE BASSNECTAR, THAT’S THE BASSNECTAR

Tuhaf bir alt başlık olduğunun farkındayım, ama albüm hakkında Bassnectar seven bir Fatih hoca kesinlikle bunu derdi.

Şimdi baştan söyleyeyim, bu albümü sevip sevmemeniz biraz size bağlı. Eğer benim gibi yeniliğe açık, sürekli farklı şeyler deneyen Bassnectar’ı (yanı asıl Bassnectar’ı) seviyorsanız, bu albümden beklediğinizi bulacaksınız. Yine farklı bir şeyler denemiş ve her zamanki gibi bu deneyinde başarılı olmuş Lorin abimiz. Hatta bazı şarkıların tadı damağımda kalıyor, tekrar tekrar açıp dinliyorum. Doyamıyorsunuz, “İDARE EDEMEM ANNEEEEĞ!” diye bağırıp tekrar açıyorsunuz şarkıyı. Ama eski Bassnectar işlerinden bekliyorsanız, kendini tekrar eden Bassnectar bekliyorsanız, hafiften uzayın derim. Ya da Skrillex kafası bir “BROSTEP HUE HUE HUE” falan bekliyorsanız beklemeyin yine.

Albümün açılışını Bassnectar ve Seth Drake ortaklığıyla ortaya çıkan “F.U.N.” şarkısı yapıyor, ki tam da bir açılış şarkılık parça. Bassnectar’ın Seth Drake’le daha önceden beraber yaptığı bir şarkı daha var, bundan birkaç yıl önceki Divergent Spectrum albümünden Above & Beyond. Aynı zamanda favori Bassnectar parçam olmakta kendileri. Neyse, yine Above & Beyond gibi piyano melodileriyle başlıyor şarkı. Ki o piyanodan çıkan melodileri duyduğumda “Ahan da süper bir albüm geliyor…” dedim. İsmi biraz tırt da olsa şarkının, kesinlikle açılış için mükemmel bir seçim olmuş.

Albümü ilk baştan sona dinlediğimde aklımda “Süper lan!” olarak kalan ilk parça Loco Ono olmuştu. Bilmiyorum kaç defa açıp tekrar tekrar dinledim (Last.fm’e göre şu an 12) ama 3 dakika çok çok kısa geldi bana. Doyamadım bir türlü o droplara, o çılgın basslara n’apayım. Biraz “Take You Down” havası almadım değil ama yine de, güzel şarkı güzeldir.

Ardından neredeyse artık her Bassnectar işinde bir yerden ortaya çıkan Jantsen’le yaptıkları şarkı aklıma geliyor ama gerçekten bir şey diyemiyorum o şarkı hakkında, sonuçta klasik Bassnectar diyip geçiyorum. Rap vokali vs. de var, size kalmış. Dinledikçe açılır belki, bilemedim.

Arada gerçekten Bassnectar’dan beklemediğim işler de çıktı, çıkmadı değil. Dedim ya, bu albüm Bassnectar’dan tam da beklediğim albüm, farklı şeyler denemiş ve hepsini de gayet başarılı bir şekilde yapmış. Mesela The Upbeats’le beraber yaptığı Gnar acayip değişik bir iş olmuş. Albümü ilk defa baştan sona dinlerken bi’ kontrol etme gereksinimi duydum hala albümü mü dinliyorum diye.

Peki diyeceksiniz ki “Hacı yok mu elinizde hiç şu senin bahsettiğin ‘sanat eseri gibi EDM’lerden?” diye. Onlardan da var, en azından benim kendi görüşüme göre var. EDM sevmiyorsanız yapabileceğim bir şey yok. Ama benim önerilerimi dikkate alıyorsanız “Flash Back”e, “Ephemeral”a, “Open Up”a ve özellikle “The Future”a bir şans, bir kulak verin derim. Pişman olmayacağınızı umuyorum.

Albümdeki tüm şarkıları F.U.N. gibi tek tek incelemek, anlatmak isterim ama sizleri de sıkmamak adına sadece üstünden geçeyim dedim. Sonuçta ben burada bu albümün 2014’ün en iyi Elektronik müzik albümü olduğunu bağırsam da sizin zevkiniz, kulaklarınız karar verecek sizin için. Ve her zamanki gibi “En İyi Elektronik Albümü” ödülünü Skrillex alacak. Ki bu seneki albümü herhangi bir ödülü hak etmiyor ya, neyse…

SO BUTTERFLY

Yazının kapanış başlığı olarak albümün kapanış şarkısının adını seçtim. Nasıl? Havalı mı?

Albümü, hatta yazıyı özet geçmem gerekirse, bence on numara beş yıldız bir albüm olmuş. Bir Bassnectar albümünden bekleyebileceğiniz her şey var: Farklı tarzda şarkılar, klasik Bassnectar havası, kaliteli ses, bol bol bass. Elektronik müzik dinliyorsanız, bu albüme de bir şans vermenizi isterim. Tabii sadece David Guetta, Skrillex ve Avicii’yle kısıtlıysanız pek de bulaşmamanızı öneririm, onlardan bayağı farklı çünkü Bassnectar’ın yaptığı işler. Ya da dinleyin ya, belki kaliteli EDM’i fark ederseniz (Şaka şaka, istediğinizi dinleyin. Ama David Guetta dinlemeyin bence.).

Yılın benim için en iyi albümü mü bilmiyorum ama Skrillex’in albümünden daha iyi, ondan eminim. Everyday Robots’la Noise vs Beauty kapışır, kazanan (bir sorun çıkmazsa) bu yılın sonlarına doğru gelecek olan Living Colour albümü olur. Evet, Living Colour albüm çıkaracak bu sene. The Chair in the Doorway gibi efsane bir dönüşten sonra bakalım ne sunacaklar amcalarımız, sabırsızlıkla bekliyorum.

KISSADAN HİSSE

front

Yayınlanma Tarihi: 24 Haziran 2014

Uzunluk: 58 dakika, 49 saniye

Tarz: EDM, Trap, Dubstep, Drumstep, Electronica

Bir Bassnectar albümünden bekleyebileceğiniz her şey var.

+ Farklı tarzlar denemiş, başarılı olmuş (Her zamanki gibi)

Bazılarınızın beklentisini karşılayamayabilir.

ill.Gates’le beraber bir çalışma yok 🙁 (Sırf eksi olsun diye yazdım.)

Favorilerim: F.U.N. – Loco Ono – The Future – Mystery Song – Gnar

ŞARKI LİSTESİ

  1. Bassnectar & Seth Drake – F.U.N.
  2. Now (ft. Rye Rye)
  3. Loco Ono
  4. You & Me (ft. W. Darling)
  5. Bassnectar & Jantsen – Lost in the Crowd (ft. Fashawn & Zion I)
  6. Ephemeral
  7. Hold On (ft. TURSI)
  8. Noise (ft. Donnis)
  9. The Future (ft. Jenna Sousa)
  10. Open Up (ft. Simon Morel)
  11. Bassnectar & Amp Live – Mystery Song (ft. BEGINNERS)
  12. Don’t Hate The 808 (ft. Lafa Taylor)
  13. Bassnectar & The Upbeats – Gnar
  14. Flash Back
  15. So Butterfly (2014 Version)

Aşağıdan albümü dinleyebilirsiniz.

One Comment

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir