Müzik

Favori Albümlerim #1: Deftones – White Pony

facebooktwittergoogle_plusreddit

Uzun zamandır oturup da yazı yazdığımı hatırlamıyorum gerçekten. En son geçen yaz Fragtist için bir Mortal Kombat: Komplete Edition incelemesi yazmıştım. Sitede bulamadım o incelemeyi ama bir ara koyarım bloga da. Neredeyse 1 yıl aradan sonra şöyle inceleme tadında bir yazı yazıyorum, hadi hayırlısı olsun bakalım. Uzun zamandır böyle bir yazı dizisine başlama niyetim vardı ama işte asıl problem şuydu, yazı dizisi mi yapsam yoksa video olarak mı yapsam diye düşünüyordum. Video olarak yapsam büyük ihtimalle milletten “NE SAÇMA ŞEYLERLE UĞRAŞIYORSUN LAN GİT OYUN VİDOSU ÇEK.” tarzı yorumlar alacaktım. O yüzden yazı dizisi yapmaya karar verdim. Seriye de, komik bir şekilde atlı albüm kapağı vs. olan, Deftones’un White Pony albümüyle başlayayım dedim. Derdimi de anlattığıma göre artık albüme geçebiliriz sanırım.

Deftones’un bir kaç yıldır bende özel bir yeri yoktu, ne yalan söyleyeyim. Hatta öyle detaylı bir şekilde albümleriyle içli dışlı bile olmamıştım. Ama yıllardır grubun adını ve “beyaz at kapaklı albümü”nü biliyordum. Deftones benim için bundan ibaretti. Sürekli açıp dinlediğim bir grup değildi anlayacağınız. İşte n’olduysa bir kaç yıl önce oldu, kaç yıl önceki “Yedek DVD’leri”ni çıkarıp nostaljik nostaljik takılırken, “Yedek v.5 (Müzik B-I)” adlı DVD’ye denk geldim. Orada Deftones’u ve o arşivdeki tek albümü olan “White Pony”yi gördüm. Attım bilgisayardaki müzik arşivine, başladım dinlemeye… O albümü o gün başa alıp alıp dinledim, albüm hakkında araştırma yaptım, Wikipedia sayfasını kurcaladım, tuhaf şeylerle karşılaştım albüm hakkında. Ve o gün anladığım üzere bu albüm aslında benim müzik zevkimin bir nevi temellerini atan bir albümmüş.

IMG_0242
İşte o Yedek DVD’si (ya da DVD’leri)

Nasıl mı? İki maddede anlatayım hemen.

  • Albümdeki RX Queen adlı parçanın ek vokallerinde ve hatta genel olarak şarkıda genel olarak Scott Weiland ezgileri esiyormuş. Bilmeyenler için; Scott Weiland benim tüm zamanlardaki favori gruplarımdan biri olan Stone Temple Pilots’ın vokallerini üstlenen abimiz olmakta. Ki bunu bilmeden önce de Stone Temple Pilots hastasıydım. Stone Temple Pilots’ı bilmiyorsanız, büyük ihtimalle GTA San Andreas’ın Radio X’indeki Plush şarkısını dinlerseniz hatırlayacaksınız. Şuraya tıklayarak dinleyebilirsiniz. RX Queen’i de buraya tıklayarak dinleyebilirsiniz.
  • Yine vokal ve müzik tarzı esintilerinden gireceğim. Albümdeki Passenger adlı parçada vokallerin arada değiştiğini fark etmişsinizdir dinlediyseniz. İşte orada değişen vokallerin sahibi Maynard James Keenan. “O kim?” diye soran arkadaşlar için, kendisi yine benim favori gruplarımdan biri olan Tool’un ve A Perfect Circle’ın vokalisti. Ki zaten Tool ya da APC dinlediyseniz vokaller hemen tanıdık gelecektir Passenger’da. Ben de zaten albümü o baştan dinleyişimde “Yahu vokaller çok tanıdık geliyor…” demiştim, emin olmak için Wiki’ye girip kontrol ettiğimde de pek şaşırmamıştım. Maynard’ın vokalleri gerçekten farklı, Chino Moreno’nun vokalleriyle de harika gitmiş kesinlikle. Albümü dinlemeyecekseniz bile Passenger şarkısını mutlaka dinleyin, dinlettirin.

Bu detayları görünce gerçekten şaşırmıştım, ne yalan söyleyeyim. Sadece tek albümünü bildiğim bir grubun (ki yıllardır çalma listemde ara sıra çalıyordu White Pony şarkıları) müzik zevkimi istemeden de olsa bu kadar etkilediğini görmek komik gerçekten.

NEDEN FAVORİLERİMDEN?

Biraz önce saydığım sebeplerden dolayı öncelikle, sonuçta üstümde istemeden de olsa bayağı bir etkisi olmuş albümün. Bu bir gerçek. Bunun yanı sıra, müzik kalitesi olsun, şarkıların çeşitliliği olsun, gerçekten her şeyi içinde bulunduran bir albüm White Pony. Dertli zamanınızda bi’ Passenger, bi’ Pink Maggit, bi’ Knife Prty açabilirsiniz, mutlu anınızda Elite’i dayayıp gaza gelebilirsiniz… Her ne kadar bir Radiohead fanı olarak konsept albümleri sevsem de, hatta benim için Kid A Dünya’daki en iyi albümlerden biri de olsa, Deftones’un White Pony’si, Living Colour’ın The Chair in the Doorway’i gibi her şeyi içinde bulunduran albümleri de seviyorum kaliteli bir iş çıkmışsa. Yukarıda saydıklarımın yanı sıra, Deftones’u Deftones yapan albüm bana göre bu albümdür. Adrenaline ve Around the Fur’daki melodilerin büyük bir kısmını yakalamayı becerebilip, kaliteli bir sesle bunu sunmaları gerçekten mükemmel bir iş. Çoğu insana göre bundan sonraki albüm (Grupla aynı adı taşıyan “Deftones” albümü) Deftones’un en iyi albümü olarak görülmekte, ki ona da bazı sebeplerden dolayı katılmak istiyorum ama bu albümün bende bıraktığı etkilerden ve Deftones albümündeki her şeyi de Maynard James Keenan ve Scott Weiland’la sunduklarından dolayı White Pony benim gözümde en iyi Deftones albümü ve kesinlikle tüm zamanların favori albümlerimden. WhitePonyRe-Release

ALBÜM HAKKINDA BİRAZ BİLGİ

Kendi kişisel görüşlerimi yazdığıma göre, biraz da albüm hakkında Wikipedia sayfasından “gerçek”leri (fact diyecektim de, neyse) toparlayayım. Bilgi edinmek iyidir.

  • Albümün ismi olan “White Pony” Amerika’da sokak dilinde kokain manasına da gelmekte. Temel olarak bu görülse de Chino Moreno’nun ağzından kesin bir şey çıkmıyor. Chino abimizin lafını direkt çevireyim sizlere albüm adı hakkında dediklerini: “White Pony isminin bir çok farklı göndermesi var. Bunlardan biri kokain göndermesi elbette. Mesela bazı rüya tabirleri kitaplarında beyaz bir midilli görmeniz demek cinsel/seksüel bir rüya göreceğiniz anlamına geldiğini biliyor muydun? Bunun etrafında dönen çok şey var. Ve bir de eski bir şarkı vardı, ‘ride the white horse (beyaz ata bin)’ şeklinde giden. Bu da açıkça bir uyuşturucu göndermeli şarkı.” Eh, bunları bildiğinize göre artık albümün adından istediğinizi çıkarabilirsiniz.
  • Albümün orijinal gri kapağı Hum grubunun “You’d Prefer an Astronaut” adlı albümünün kapağından esinlendiği dedikoduları dolanmaktaydı albüm ilk çıktığında. Yine Chino Moreno’nun açıklamasına göre Deftones bu gerçeği inkar etmiyor, grubun müziksel açıdan da Hum’dan etkilendiğini söylüyor. İki albüm kapağını aşağıda yan yana getirdim, karşılaştırabilirsiniz.
  • Albümün toplam 4 farklı versiyonu bulunmakta. İlk yayınlanan versiyonunda (gri kapaklı olan) Back to School (Mini Maggit) ve Boy’s Republic şarkıları bulunmamakta, ama yayınlanan iki farklı “limited edition” (sınırlı versiyon) albümlerinde Boy’s Republic yer alırken, Mini Maggit bulunmamakta. En son yayınlanan (beyaz kapaklı olan) versiyonundaysa Back to School (Mini Maggit) giriş şarkısı olarak yer almakta. Maverick plak şirketi (albümü yayınlayan şirket) bunu satış stratejisi olarak düşünerek yapmış ama Chino Moreno abimiz bu olaydan pek de memnun kalmamış zamanında.
  • Albümün komik anılarından biri de aslında Maynard James Keenan’ın normalde Passenger’da vokalleri üstlenmemesi gerektiğiydi. Normalde Maynard Passenger şarkısının aranjmanı, gitar riflerinin yapısı vs. gibi teknik işlerle uğraşıyormuş. Grup şarkı üstünde çalışırken Maynard girmiş, mikrofonu kapmış ve şarkıya eşlik etmeye başlamış. Chino’nun dediğine göre grup bir anda Tool’un yakaladığı gibi bir ses yakalamış. Bir kaç ay sonrasında albümün kayıtlarına giriştiklerinde Passenger’ın kayıtları sırasında Chino’nun kulağına hep Maynard’ın vokalleri, yakaladıkları melodi gelmiş ve telefonu kapıp aramış “Gel vokallerini beraber yapalım şu şarkının.” diye. Maynard da “Olur abi.” diyip gelmiş, şarkının üstünde beraber çalışmaya başlamışlar tekrar. Çıkan işten de memnun kaldıklarından albüme girmiş şarkı.
  • Bu “fact” değil ama belirtmek istedim sadece. White Pony’deki RX Queen şarkısıyla Diamond Eyes albümündeki Prince şarkısını birbirine benzeten bir tek ben değilimdir umarım. RX Queen’i buradan, Prince’i de buradan dinleyebilirsiniz. (Ve şimdi bunları yazarken yine fark ettim, iki şarkı adında da benzerlik var. Queen, Prince… Kraliçe, Prens… Hele hele hele…)
humdeftones
Hum’un You’d Prefer an Astronaut kapağıyla, Deftones’un White Pony kapağı.

ŞARKI LİSTESİ

  1. Feiticeira
  2. Digital Bath
  3. Elite
  4. Rx Queen
  5. Street Carp
  6. Teenager
  7. Knife Prty
  8. Korea
  9. Passenger
  10. Change (In the House of Flies)
  11. Pink Maggit

Albümü aşağıdaki Youtube linkinden dinleyebilirsiniz. İndirme linki arayan arkadaşlar için üzgünüm.

4 Comments

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir